‘Akacan bu ülkenin neredeyse yarısının tutuklanması gereken bir suçla suçlanıyor’

SERHAT İNCİRLİ
Bu bir suçlama! Yargı kararı yok! Ama herkes emin! Sadece, “Biraz insaf” demek istiyorum!

Yargısız infaz haklıdır, doğrudur!

Maşaallah, KKTC’de eli klavyeye basan herkes yargıç!

KKTC’de herkes yargısız infaz yapma hakkına sahiptir.

Ama yargısız infaz yapıldığını öne sürüp, mahkum olmamış bir kişiyi savunursanız; “vaaaaay halinize!”

***

Maşaallah!

Herkes yargıç!

Afrika gazetesi suçludur, taşla saldırın, linç edin!

Polis Genel Müdürü’nden yeni alınan polisine kadar hepsi ellerinde patlamış mısır, sinemada sanki film seyrediyorlar!

***

Şimdi, gazetelerimizin tümü, seyirci!

Bet siteleri Bulut Akacan’ın!

Nereden biliyorsunuz?

E biliyoruz!

Kesin Bulut Akacan’ın!

Nereden eminsiniz?

Nasıl eminsiniz?

Hangi mahkeme verdi bu kararı?

Yok, hepsi kesin biliyor!

***

Bulut Akacan’ı hayatımda üç veya dört defa gördüm.

Bir davadan daha yargılanıyor.

Kavga olayı.

“Büyük bir şanssızlık” diyor o kavga için.

***

Her insan gibi elbette Bulut Akacan da hata yapabilir!

Belki de yapmıştır!

Belki de suçludur!

Ama “kesin suçludur, kesin yapmıştır, kesin bet siteleri O’nundur” diye yayın yapmak bence doğru değil!

***

Hayatımda dört veya beş kez görüştüm demiştim.

Sürekli gülen, herkesle iyi geçinen ve sürekli çalışan bir insan.

Gazetesinde yazı yazma konusunda üç veya beş dakikada anlaştık.

Ciddi para istedim, “transfer parası vermedik, vermeyiz, şu kadar maaş, gel” dedi.

Bir önceki gazeteden daha yüksek maaş, ekmek param, belki biraz fırın parası ama olsun; kabul ettim.

“Üç beş Kıbrıslı kaldık zaten” dedim.

Gülümsedi.

Bence dünkü Haberci’nin manşeti yüzde yüz doğruydu.

O kalan üç beş Kıbrıslı’nın linç olayına tanık olmaktayız.

***

Haaa; beni sokmayan yılan bin yaşasın mı demiştik geçmişte?

Dedik ve yanlış yaptık.

Mesela Afrika konusunda, toplumun yüzde 90’ı saldırganları haksız bulsa da; aynı yüzde 90 korkudan sessizdi.

***

Ve şimdi, geçmişte hiç dokunmadıklarına; susanlara da zehrini akıtmaya başladı.

Kıbrıslı Türk tek bir köşe bakkalı kalmadı!

Hiç kalmayacak.

Kalmamalı da!

Esnaf da.

İş insanı da.

Hele biraz başarılıysa; hepten gitti.

Gitmeli ve de bitmeli.

Sadece yüzde yüz itaat ve yüzde yüz tapanlar kalacak!

***

Kıbrıs sorunu, bir kaç yıl değil; üç beş ay içinde çözülmezse; hepten yok edileceğiz.

Hani ozmosis demişti ya bazıları!

Aha ondan.

Direnecek gücü kalmayacak kimsenin!

Direnecek gücü olanlar her türlü şekilde susturulacak!

***

Haaaa, yasa dışı bet mi?

Bu ülkede avcıların yarısı kaçaktır.

Bu ülkede nüfusun dörtte üçü yasa dışıdır.

Bu ülkede kadın ticaret yapılıyor, yasa dışıdır.

Bu ülkede yollardaki otomobillerin yarısı yasa dışıdır.

Bu ülkede araçların yüzde 60’ı sigortasız, yüzde 70’i seyrüsefersizdir.

Bu ülkede kamyonların çoğu yasa dışıdır.

Bu ülkede dağa çizilen dev bayrak yasa dışıdır.

Bu ülkede dansöz oynatmak yasa dışıdır.

Bu ülkenin bizzat kendisi yasa dışıdır!

***

Gazetelerimize baktım dün; hepsinin manşetlerinde Bulut Akacan var!

Aleyhine suçlamalar getirilmiş!

Ama yargı kararı yok!

Hayatı yasa dışı olan birçok iş insanının gazetesinde; ama özellikle de iki tanesinde; Akacan manşet!

***

Belki suçludur, belki değildir.

Ama sonuçta çok iyi bir aile babasıdır, iki çocuğu vardır.

Annesi vardır – babası vardır!

Haaaaa, suçlandığı mesele, cinayet olsa anlardım!

Bir yakını dün, “Bulut Akacan’ın, birinin namusuna, karısına, eşine, kızına yan gözle baktığını söyleyen olamaz” dedi.

Bu ülkenin neredeyse yarısının tutuklanması gereken bir suçla suçlanıyor!

Yasa dışı bet sitesi çalıştırmak!

Bu bir suçlama!

Yargı kararı yok!

Ama herkes emin!

Sadece, “Biraz insaf” demek istiyorum!

***

Daha önce bir arkadaşım da benzer suçtan suçlanıyordu!

Suçlanma!

Herkes, her suçtan suçlanabilir!

Ama yargısız infaz, doğru değildir, ahlaksızlıktır!

***

Çok sevdiğim bir arkadaşım aradı, küfrediyordu.

Akacan’a…

Sordum, “kaç kez tanıştınız?”

Hiç!

Bir kez randevu istemiş, alamamış!

***

Bir başkası aradı, “Patronun tutuklanmış” dedi.

Arayanın hayatının dörtte üçü yasa dışı!

“Evet tutuklandı” dedim.

“Hak ettiydi” dedi.

Dedim evet; onlarca, yüzlerce kişiye iş vermek; tıkır tıkır maaşlarını da sosyal haklarını da ödemek, büyük suç!

Hak etti tabii ki!

Hatta bence asın Akacan’ı!

Çok çalışıyor, çok yatırım yapıyor, ne gereği var değil mi?

Bu genç yaşta!

Amerika’ya kaçmalı; ne lüzumu var doğduğu ülkeye yatırım yapmasına!

“O bir suçlu” dedi aynı kişi!

“Hayırlı olsun, kaza mahkemesi başkanlığın” dedim; anlamadı.

***

Neyse!

Her insan, Bulut Akacan da dahil, suçluysa, cezasını çeker.

Ama bir insanı, bu kadar yargısız infaza tabii tutmanı arkasında bence çok ciddi şekilde başka bir şey olmalıdır; ne bileyim mesela “kıskançlık”!

***

Bulut Akacan benden çok küçük.

Babasını, Güzelyurt bölgesindeki ailesini daha iyi tanırım.

Bırakın, mahkeme yargılasın.

Suçluysa, kurşuna dizersiniz!

Suçluysa, hep birlikte, “suçludur, cezasını çekmelidir” deriz hep birlikte.

Peki suçsuz bulunursa, özür dileyecek misiniz?

***

Serhat patronunu koruyor, korumaya çalışıyor!

Patronun buna ihtiyacı yok!

Serhat yağ çekiyor!

Serhat’ın buna ihtiyacı yok!

Bulut Akacan’ın, bence kimsenin korumasına, kollamasına ihtiyacı bulunmamaktadır.

Yargılanacaksa yargılanacaktır.

Mahkeme sonuçlandığı ana kadar da kesinlikle suçsuzdur.

***

Efendim, Haberci gazetesi de, tüm gazeteler de, benzer şekilde onlarca, yüzlerce masum insanı, bugüne kadar hep suçlu ilan eden haberler yazmadı mı?

Eminim yazmıştır.

Ama “Suçsuzluk karinesi, bir suçtan dolayı kovuşturulan kişinin, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit olmadıkça suçlu sayılmamasıdır”. HABERCİ dahil, tüm gazeteler buna dikkat etmek zorundadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir