Anastasiadis: Akıncı ile Lute belgesi üzerinde anlaştık ama Ankara bunu yaktı

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Birlemiş Milletler (BM) Genel Kurulu çalışmalarına katılmak için gittiği New York öncesinde Londra’da gerçekleştirdiği temaslarda, referans şartlarında anlaşmaya varılmaması konusunda iddialarda bulundu ve “Ankara”yı eleştirdi.
Alithia gazetesi “New York Grileşiyor” başlığıyla manşete çektiği haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dünden itibaren, New York’ta bulunduğunu yazdı.

Kıbrıs sorununun, referans şartlarının tamamlanmasına ilişkin çaba ana konusuyla, önümüzdeki günlerde BM Genel Sekreteri’nin New York’ta tüm müdahil taraflarla gerçekleştireceği temas ve görüşmelerin merkezinde olacağını yazan gazete, Anastasiadis’in New York’a gitmeden önce geçtiğimiz cumartesi günü Londra’da yaptığı açıklamaların, Guterres’in çabasının perspektiflerini oldukça iç karartıcı bir hale getirdiğini yazdı.

Gazete, “Anastasiadis’in de bunu dolaylı olarak kabul ettiğini ve ilk kez, Lute’un referans şartlarının belirlenmesinde bir anlamda başarısız olduğunu söylediğini” ileri sürdü.
Gazeteye göre, Anastasiadis, “kendisi ve Akıncı’nın Lute’un hazırlamış olduğu nihai belge üzerinde anlaşmış ve bunu kabul etmişken, Ankara’nın yorumlar ve eklemeler ortaya koyarak bunu yaktığını” iddia etti.

Gazete, Anastasiadis’in “Türkiye’nin New York’ta da, ortaya koyduğu bu koşulların referans şartlarına dahil edilmesini istemesi halinde, Guterres’in çabasının perspektiflerinin iç karartıcı bir hal alacağı imasında bulunduğunu” da öne sürdü.
Habere göre Anastasiadis, “Diyalog istediğini ve arzuladığını, fakat Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve Maraş’taki yasadışı ve kanunsuz faaliyetleri sürdüğü müddetçe bu diyaloğa girmeyeceğini” de ifade etti.
Gazete, Anastasiadis’in açıklamalarına iç sayfadan da oldukça geniş bir şekilde yer verirken, Rum liderin, New York’tan dönüşünün, buraya gidişinden daha fazla umut dolu olmasını umduğunu belirttiğini de iletti.

Gazete “Ankara Referans Şartlarını Yaktı” ara başlıklı haberinde, Anastasiadis’in Londra’da “Birleşik Krallık Milli Kıbrıs Federasyonu” üyelerine yönelik konuşmasında, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un son misyonunun “perde gerisiyle ilgili” detaylar verdiğini yazdı.
Açıklamasında 9 Ağustos tarihinde Cumhurbaşkanı Akıncı’yla gerçekleştirdikleri görüşmeye de değinen Anastasiadis, bunun beklentileri canlandıran bir umut tarihi olduğunu savundu.
“Sayın Akıncı’yla olan görüşmenin işe yaradığını itiraf etmek zorundayım” şeklinde konuşan Anastasiadis, ikisinin de referans şartları üzerinde anlaşmaya varılabileceğini söylediklerini ve bundan sonraki diyaloğun temelini oluşturabilecek olan üç şeyin belirlendiğini ileri sürdü.
Anastasiadis bunları “2014 Şubat’ındaki ortak açıklama, Crans Montana’ya kadar varılan görüş birlikleri ve 30 Haziran’da ortaya konan Guterres çerçevesi” olarak sıraladı.

“Ankara’nın son dakika ortaya koyduğu ve Lute’un çabasının tamamlanmasını engelleyen noktalara” da değinen Anastasiadis, “bunlardan birinin siyasi eşitliğin bağdaştırılması ve etkin katılım sağlanarak dönüşümlü başkanlığın ima edilmesi, aynı zamanda gerek hükümetin, gerek de yeni rejimin kurumlarının her kararına ilişkin olumlu oy olması, ikincisinin de Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik nihai sonucun ne olacağından bağımsız olarak, yeni fikirler ortaya konulması gerektiği olduğunu” iddialarına ekledi.
Anastasiadis “Benzer şartlarda veya benzer şekilde davranarak, kendisinin de diyaloğa gitmek için işgal birliklerinin çekilmesini, garantilerin sona ermesini, Maraş’ın verilmesini ve dahasını isteyebileceğini, fakat kendilerinin diyaloğun yeniden başlaması için, var olan anlaşmazlıkların müzakere masasına ele alınmasını söylediklerini” ileri sürdü.
BM Genel Sekreteri’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği temaslara da değinen ve Guterres’in hali hazırda geçtiğimiz cuma günü Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu gördüğünü ifade eden Anastasiadis “Türkiye’nin, referans şartlarının kabul edilmesi için ortaya koyduğu şartların yinelenmesini talep etmemesini umduğunu” belirtti.
BM Genel Sekreteri’ne yönelik tezinin net olacağını da belirten Anastasiadis, “samimi ve yaratıcı bir diyaloğa girmeye kararlı olduğu kadar, Türkiye’nin uluslararası ihlal ederek veya Maraş’ın kolonize edilmesiyle tehdit ederek yasadışı, kanunsuz faaliyetlerini sürdürdüğü müddetçe, diyaloğa girmemeye kararlı olduğunu” da öne sürdü.
Bir diyaloğun işe yaraması için iki toplum arasındaki güvenin iyileştirilmesi gerektiğini söylediklerini de savunan Anastasiadis, “bu güven, bu tarz meydan okumalar, uluslararası hukuk ihlalleri aynı zamanda BM tüzüğü veya AB normları bu şekilde hor görülürken güven nasıl iyileştirecek” diye de sordu.
Anastasiadis BM Genel Kurulu’ndaki konuşması esnasında, ne arzu ettiklerine atıfta bulunmakla kalmayıp “Türkiye’nin kanunsuz faaliyetlerini şikayet edeceğini” de belirtti.

“KIBRISLI TÜRKLERİN HAKLARINA İTİRAZ ETMİYORUZ”
Konuşmasında Kıbrıslı Türklerin katılımına ve haklarına itiraz etmediğini de söyleyen Anastasiadis, “Defalarca onlara olumlu oya sahip olabileceklerini söyledim, fakat bunu ne zaman kullanacaklar?” ifadesini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü;
“Kıbrıs Rum toplumu, sayısını kötüye kullanarak gerek Kıbrıs Türk kurucu devleti, gerek de Kıbrıs Türk toplumuna zarar verecek kararlar almaya çalıştığı müddetçe bunu kullanacaklar. Ve yine anlaşmazlıkların çözümü için etkin bir mekanizma olması gerekecek. Siyasi eşitlik tanımlaması nerededir? Hem Sayın Akıncı’yı, hem de uluslararası aşamada muhataplarımı, defalarca, 193 BM üyesi devletten, benzer bir şeyin geçerli olduğu tek bir örnek vermeye davet ettim. Bir diğer ifadeyle, bir toplumun diğerinin kaderini belirleyecek haklara sahip olmasından söz ediyorum. Karşılıklı saygı nerededir? Siyasi eşitlik nerededir?.”

Fileleftheros gazetesi de “Kıbrıs Sorunuyla İlgili Yeni Çile- Ankara’nın Niyetleriyle İlgili Manzara Önümüzdeki Günlerde Netleşecek- Başkan Londra’dan Mesajlar Gönderdi- Hemfikir Oldu Ama Onay Alamadı” başlıklarıyla manşetten ve iç sayfadan geniş yer verdiği haberinde, New York’ta bugünden itibaren başlayacak olan yeni haftanın, Kıbrıs sorunuyla ilgili gelişmelere yönelik manzarayı netleştirmesinin beklendiğini yazdı.
Gazete önümüzdeki günlerde, özellikle de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, aynı zamanda üç garantör ülkenin Jane Holl Lute ile gerçekleştireceği temasların, Ankara’nın Kıbrıs sorunuyla ilgili niyetlerini ifşa edeceğini ileri sürdü.
Haberinde, Türkiye’nin faaliyetleriyle ilgili çeşitli iddialarda bulunan ve bu manzaranın ise Anastasiadis’i kendi çerçevelerini belirlemeye mecbur ettiğini yazan gazete, Anastasiadis’in Londra’da yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitlik ve tüm konularda olumlu oy talebine yönelik net olduğunu öne sürdü.

Konuşmasında “siyasi eşitliğin kabul edildiğini, fakat siyasi eşitsizliğin kabul edilemeyeceğini” öne süren Anastasiadis “bu kadar aşırı imtiyazlara yönelik talep varken, bir devletin nasıl ayakta durabileceğini, nasıl yaşayabileceğini” sordu.
Gazete iç sayfadan da geniş yer ayırdığı haberinde, Anastasiadis’in Londra’da yaptığı konuşmada, gerek BM Genel Kurulu’nda yapacağı konuşma, gerek de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le baş başa görüşmesinde “üzerinde hareket edeceği çizgiyi önceden belirlediği” yorumunda bulundu.
Siyasi eşitlik konusunda “siyasi eşitliği tanıdıklarını ve kabul ettiklerini, reddettikleri şeyin ise siyasi eşitsizlik olduğunu” yineleyen Anastasiadis, “çünkü Türkiye’nin (Kıbrıslı Türkler aracılığıyla) her konuda, bütün kurumlarda, bakanlar kurulunda ve başka yerlerde olumlu oya ilişkin isteğinin, esasında veto hakkından başka bir şey olmadığını” ileri sürdü.

Anastasiadis sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir diğer ifadeyle, nüfusça daha az olan eşit devlet (çoğunluklardan ve azınlıklardan bahsetmiyorum, istedikleri haktan söz ediyorum), yani yüzde 21,5 yüzde 78,5’in kaderini belirleyemez. Diğer toplumun kaderini belirlemek için siyasi eşitlik isteyemezsin çünkü belirleyici rolü, veto hakkına sahip olacak olan oynayacak. Bu kadar aşırı imtiyazlara ilişkin bir talep varken, bir devlet nasıl ayakta durabilecek, nasıl yaşayabilecek?”.
Anastasiadis’in, “Kıbrıs sorununun çözülmemesine dair sorumluluğu Türkiye’ye attığını” da yazan gazete, Anastasiadis’in “Türkiye’nin stratejik hedeflerle, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tamamını kontrol etmek istediğini iddia ettiğini” de yazdı.
Gazete “Tarafların Sınanması Haftası” başlıklı haberinde ise, Anastasiadis’in New York’a varışının ardından yaptığı açıklamalara da yer verdi.
Gazeteye göre Anastasiadis, New York’a varışında yaptığı açıklamada, Rum kesiminin, BM Genel Sekreteri’nin çabasını başarısızlığa sürüklemeyeceğini söyledi.

“Bunun her tarafın sınanacağı bir hafta olacağını” ifade eden Anastasiadis, “BM Genel Sekreteri’nin çabasını başarısızlığa sürükleyecek olanın, Rum kesimi olmayacağını” savundu.
Anastasiadis, “BM Genel Sekreteri’nin, Türkiye uluslararası hukuku ihlal ettiği sürece, Kıbrıs sorunuyla ilgili bir toplantı çağrısında bulunmayı düşünmediğinden emin olduğunu” da iddia etti.
Politis gazetesi de “Uzaktan Kavga- Anastasiadis Londra’dan New York’u Baltaladı- Başkan Ankara Yüzünden Referans Şartlarını Kilitleyemediklerini Savundu- Ve Onay Gelmedi” başlıklarıyla yer verdiği haberinde, Anastasiadis’in New York’a “kötü alametlerle ulaştığını” yazdı.
Haravgi ise “Siyasi Eşitlik Dikeniyle New York’a- Siyasi Eşitlik Referans Şartları İçin Diken- Başkan Londra’dan Türk Tarafına Sorumluluk Yükledi” başlıklı haberinde, sorumluluk yükleme oyununun New York yolunda başladığını yazdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir