Cumhurbaşkanı Akıncı: İki devlet söylemi hayal

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ayrı, egemen, bağımsız bir devlet, kulağa hoş gelse de, bugünkü konjonktür ve görünür gelecekte mümkün olan bir hedef olmadığını belirterek, “dolayısı ile “Federal çözüm tüketildi, şimdi artık gün Avrupa Birliği içinde iki ayrı egemen devlet günüdür” demek ve bunu gerçekçi bir model olarak düşünmek ne yazık ki bir hayal olmanın ötesinde, halka gerçeğin söylenmemesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bugün Rum liderliğinin Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini inkar eden tutumu nedeniyle federal çözüm yönünde ciddi bir sorunla karşı karşıya olunduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Ne var ki bu durum, bizim doğru ve haklı pozisyonumuzu terk etmemizi gerektirmemektedir. Birleşmiş Milletler parametrelerinin dışında, olmayacak bir hedefin peşine takıldığımız anda ne olacağı bellidir. Uzlaşmaz Rum liderliğine büyük bir rahatlık sağlayacağız. Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin gerçekte çözüm istemeyen taraf olduklarını çok yüksek sesle anlatma fırsatı bulacaklardır . Bu görevde olduğum sürece buna fırsat vermek niyetinde değilim. Bu konuda aldığım en büyük güç sizin güveninizdir” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Yurttaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan, sağlık ve mutluluk dileyen Akıncı, İslam alemi ve tüm insanlığa barış, huzur dolu bir gelecek dileğinde bulundu.
Bayram mesajında çözümün gerekliliğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, uyarılarda da bulundu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, bayram mesajında, bireysel açıdan olduğu gibi toplumsal açıdan da doğru yönde irade sergileyerek, barışı, huzuru hedefleyerek, bu uğurda mücadele etmenin çok değerli bir uğraş olduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta bu uğraşın çeşitli nedenlerle henüz sonuca ulaşamadığını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “yılgınlığa düşmemek, doğruluğuna inanılan yoldan sapmamak, son derece önemlidir” dedi.
Ramazan Bayramı’nın İslam dünyasının ortak bir sevinci olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu vesileyle hem İslam alemine hem de tüm insanlığa barış ve huzur dolu bir gelecek temenni ediyorum” ifadesini kullandı.
Böylesi günlerin hem bireysel, ailesel hem de toplumsal açıdan önemli günler olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı; bayramların kişilerin gerek bireysel iç huzurları bakımından gerekse toplumsal huzur açısından bazı muhasebelerin yapıldığı, küskünlerin barışması için elverişli ortamların oluştuğu günler olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı, bundan doğru şekilde yararlanmanın ise insanoğlunun iradesine kalan bir şey olduğunu belirterek, “temennim hepimizin bu iradeyi doğru yönde kullanmasıdır” dedi.

“DOĞRULUĞUNA İNANILAN YOLDAN SAPMAMAK SON DERECE ÖNEMLİ”
Bireysel açıdan olduğu gibi toplumsal açıdan da doğru yönde irade sergileyerek barışı, huzuru hedefleyerek, bu uğurda mücadele etmenin çok değerli bir uğraş olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta çeşitli nedenlerle bu mücadelenin henüz sonuca ulaşamadığını; ama yılgınlığa düşmemenin, doğruluğuna inanılan yoldan sapmamanın son derece önemli olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Akıncı, halka seslenerek, “Kıbrıs sorunu bağlamında, sizlerin ciddi bir oy oranı ile verdiğiniz destek ve eksilmeyen güveninizle yapmaya çalıştığım budur. Size verdiğim söz ve sizlerin onayladığı çerçevede, adamıza barış ve huzur gelmesi için, geçmişin acılarının bir daha yaşanmaması için tüm gücümüzle uğraş verdik” dedi.
“Tüm tarafların kabul edebileceği tek gerçekçi çözüm modeli olan federal çözüm için, gereken yerde inisiyatif de alarak tüm çabaları büyük bir gayretle sergiledik” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı şöyle devam etti:

“… TOPLUMUMUZU ALDATIYORUZ DEMEKTİR”
“Hepinizin de bildiği gibi bu gayretler Crans Montana konferansında sonuçsuz kaldı. Bu olumsuzlukta Rum liderliğinin tavrı belirleyici oldu. O günden bu yana geçen yaklaşık iki yılda Rum tarafının sürekli yalpalayan tavırlarına tanık olduk. Bazen kapalı kapılar ardında iki devletli çözümden bahsettikleri bilgimize geldi, sonra “Onu kastetmedik, belki konfederasyon” dediklerini de öğrendik; daha sonra “gevşek federasyon” sonrasında da “desantralize federasyon” diyerek ortalığı epey bulandırdılar. Bu yetmezmiş gibi de siyasi eşitliğimizin temel parametrelerini ret ve inkar eden bir tutuma büründüler.
Bu tutumlar karşısında öfkeye kapılarak çözüm konusunda ümitsizliğe düşmek ve artık Rumlarla ortak bir yapı kurmanın mümkün olmadığını düşünmek son derece doğal karşılanabilir; ne var ki bunun sonucunda Birleşmiş Milletler parametrelerini reddeden, olmayacak hedeflerin peşinde sürüklenen ve bir yandan müzakere edilmiş bir çözümden bahsederken bir yandan da müzakerelerle iki ayrı bağımsız devletin var olacağı bir formülün gerçekleşebileceğini öngörürsek en hafif deyimi ile toplumumuzu aldatıyoruz demektir.

“…GERÇEKÇİ BİR MODEL OLARAK DÜŞÜNMEK NE YAZIK Kİ BİR HAYAL OLMANIN ÖTESİNDE, HALKA GERÇEĞİN SÖYLENMEMESİDİR”
Her vesileyle söyledim, tekrar edeceğim: Kıbrıslı Rumlar, kendilerinin de onayı ile Kıbrıslı Türklerin ayrı bağımsız egemen bir devlet olmasını en son kabul edecek olanlardır. Ayrı, egemen, bağımsız bir devlet, kulağa hoş gelse de, bugünkü konjonktür ve görünür gelecekte mümkün olan bir hedef değildir; dolayısı ile “Federal çözüm tüketildi, şimdi artık gün Avrupa Birliği içinde iki ayrı egemen devlet günüdür” demek ve bunu gerçekçi bir model olarak düşünmek ne yazık ki bir hayal olmanın ötesinde, halka gerçeğin söylenmemesidir.”

“CUMHURBAŞKANINIZ OLARAK HAYALLERLE DEĞİL GERÇEKLERLE İLGİLENMEK DURUMUNDAYIM”
Halkın yetkilendirmesi ile görev yapmakta olan Cumhurbaşkanı olarak hayallerle değil gerçeklerle ilgilenmek durumunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, bugün Rum liderliğinin Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini inkar eden tutumu nedeniyle federal çözüm yönünde ciddi bir sorunla karşı karşıya olunduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Ne var ki bu durum, bizim doğru ve haklı pozisyonumuzu terk etmemizi gerektirmemektedir. Birleşmiş Milletler parametrelerinin dışında, olmayacak bir hedefin peşine takıldığımız anda ne olacağı bellidir. Uzlaşmaz Rum liderliğine büyük bir rahatlık sağlayacağız. Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin gerçekte çözüm istemeyen taraf olduklarını çok yüksek sesle anlatma fırsatı bulacaklardır . Bu görevde olduğum sürece buna fırsat vermek niyetinde değilim. Bu konuda aldığım en büyük güç sizin güveninizdir.”

“GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLERDE İYİ GELİŞMELER…”
Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü konusunda bu aşamada Rum tarafının tutumu nedeniyle bir çıkmaz yaşansa da güven artırıcı önlemler konusunda iyi gelişmeler yaşanmakta olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Derinya ve Aplıç kapılarının 12 Kasım 2018 tarihinde açılmasından sonra, elektrik şebekelerinin kalıcı olarak bağlantısının gerçekleştiğini söyledi.
İki taraftan birinde üretimden kaynaklanan herhangi bir kesintinin artık anında diğer tarafın katkısı ile giderilmekte olduğunu, cep telefonlarının her iki tarafta da kullanılabilmesi konusunun da yakın zamanda gerçekleşmesini beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, her iki taraftaki operatörlerin İsviçre’deki merkezle gerekli anlaşmaları yaptığını, teknik çalışmaların da yakında tamamlanacağını ümit ettiğini ifade etti.

“MAYINLARIN TEMİZLENMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR”
Cumhurbaşkanı, bunlar yanında “Mayınlardan tamamen arınmış Kıbrıs” hedefi doğrultusunda her iki tarafta mayın olduğu düşünülen 9’ar alanın temizlenmesi konusunda da Kıbrıs Türk askeri makamlarının Birleşmiş Milletler ile işbirliği ve diyalog içinde çalışmakta olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıslı Rum ressamlara ait eserlerin ve Aralık 1963 öncesine ait Kıbrıslı Türk müzik sanatçılarının ses ve görüntü kayıtlarının karşılıklı olarak iadesi için de çalışmaların devam ettiğini, bu yönde yakın gelecekte olumlu sonuçlar alınacağını ümit ettiğini ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir