‘Dindeki boşluğu istihbarat örgütlerinin kontrolündeki misyonerler dolduruyor’

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Din Görevlileri Sendikası Başkanı Süleyman Çakır, yeniakit.com.tr’ye dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Müslüman gençler misyonerlerin kıskacında”

Stratejik önemi ve gaz yatakları nedeniyle emperyalist ülkelerin ilgi odağı olan Kıbrıs’ta Müslüman Türk çocuklarının misyonerlerin kıskacında olduğuna dikkat çeken Süleyman Çakır, “Kuzey Kıbrıs’ta 300’e yakın gizli ev kilisesi tespit edildi. Bu gizli ev kiliselerinde sürekli ayinler ve toplantılar yapılarak Müslüman gençlerin nasıl kazanılması gerektiği yönünde çalışmalar yürütüyorlar.” şeklinde konuştu.

“KKTC’de gizli 300’ü aşkın kilise evleri bulunuyor”

Kuzey Kıbrıs’ta Türk ve Müslüman kimliğinin yok edilmesi için her türlü çalışmanın yapıldığını söyleyen Süleyman Çakır, şöyle konuştu:
“KKTC’de bulunan bu gizli kilise evlerinde 7 kişi görevli olarak bulunuyor. Her bir kişiye Dünya Kiliseler Birliği tarafından aylık 100 dolar veriliyor. Gizli kilise evleri onlar tarafından kiralanarak masrafları karşılanıyor. Kuzey Kıbrıs üzerinde emelleri olan ülke istihbaratları bu kiliselerde bulunan kişiler üzerinden çalışmalar yapıyor.”

“KKTC’de dinini bilmeyen bir nesil yetişiyor”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde İslam’ı ve Müslümanları tamamen silmeye yönelik yapılan çalışmalara karşı Türkiye’den destek beklediklerini dile getiren Süleyman Çakır, sözlerini şöyle tamamladı:

“İlk, orta ve liselerde 5 bin 350 öğretmen bulunmakta. Bu 5 bin 350 öğretmenden sadece 4’ü din dersi öğretmenidir. Rum yönetimi, çocuklarını küçük yaşlardan itibaren kiliselerin anaokuluna gönderilerek dindar bir nesil yetiştirmeye çalışırken biz maalesef tam tersi olarak dinini bilmeyen bir nesil yetişiyor. Dinini, imanını bilmeyen bir neslin Türkiye düşmanı olarak yetişmesi gayet normaldir. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer bütün yetkililerden KKTC’de yaşanan bu sorunun çözümü konusunda yardımcı olmalarını istiyoruz. Kuzey Kıbrıs’ta dini olarak çok büyük bir boşluk var ve bu boşluğu maalesef istihbarat örgütlerinin kontrolündeki misyonerler dolduruyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir