‘Fotoğraflardaki yıkımı gördüğümde, inanamadım…’

Kapalı Maraş’ın (Varosha) Kıbrıslı Türk gazetecilere açılmasıyla paylaşılan görüntüler Kıbrıs Rum basınına da yansıdı… Varosha’da doğup büyüyen ve şu anda İngiltere’de yaşamını sürdüren Kıbrıslı Rum Kika T.D, gördüğü fotoğraflar üzerine yaşadığı duygu karmaşasını anlattı…

Kika T.D: “Fotoğraflardaki yıkımı gördüğümde, inanamadım… Yaşadığımız güzel binalarımızı, evimizi görünce şoka uğradım, yaşadığım hayal kırıklığı ve acıyı tarif bile edemiyorum…

Dila ŞİMŞEK YENİDÜZEN

Kapalı Maraş’ın (Varosha) Kıbrıslı Türk gazetecilere açılmasıyla paylaşılan görüntüler Kıbrıs Rum basınına da yansıdı… Varosha’da doğup büyüyen ve şu anda İngiltere’de yaşamını sürdüren Kıbrıslı Rum Kika T.D, gördüğü fotoğraflar üzerine yaşadığı duygu karmaşasını anlattı…

YENİDÜZEN’e konuşan, Varoshalı Kika T.D., basında paylaşılan fotoğraflar üzerine ‘bir zamanlar evi’ olan ‘hayalet şehri’ tekrar gördü, duygularını anlattı.

Mağusa’da doğup, 1974’teki savaşa kadar Varosha’da ailesi ile yaşayan Kika, “18 yaşına kadar Varosha’da yaşadım, basındaki görüntüleri gördüğümde, büyük bir şok ve duygu karmaşası yaşadım. Hatıralarımdaki Varosha’dan çok farklıydı bu görüntüler. Savaş yaşandığını bilsem de, böylesine bir yıkım görmeyi, evimin, mahallemin böylesine harap olduğunu görmeyi hiç beklemezdim” diye anlatmaya başladı.

“Her şey dün gibi… Acım da, hüznüm de taze…”

64 yaşındaki Kika T.D, 46 yıl önce terk etmek zorunda bırakıldığı evi Varosha’yı gördüğünde duyduğu tarif edilmez acıyı paylaştı. “Uzun zaman oldu, Varosha’yı hiç görmedim. Yıllar sonrasında memleketimin halini bu şekilde görmek beni perişan etti. Bana her şey dün gibi geliyor, çünkü acım da, hüznüm de hala taze. Gidip evimde yaşayabilmek, kapımı açabilmek istiyorum. Görebilmek istiyorum bir zamanlar ailemle yaşadığım yeri. Ben burada doğdum, burada ölmek, burada gömülmek istiyorum. Aslında anlatmak istediğim bu kadar basit…” diye devam etti.

“Ailem Kıbrıslı Türklerin düğünlerine katılır, festivallere giderdi, biz hep birlikte yan yana yaşardık…”

Ailesinin aslen Büyükkonuklu olduğunu belirten Kika, “Dedem ve ailem Kıbrıslı Türklerle hep çok yakın ilişkiler kurdu. Ben çocukken bu şekilde büyütüldüm. Ailem Kıbrıslı Türklerin düğünlerine katılır, festivallere giderdi, biz hep birlikte yan yana yaşardık…” dedi.

“Evimi hep uzaktan seyrettim, yıllarca…”

Varosha’da yaşarken, Kale İçi’ni pek iyi bilmediğini dile getiren Kika, savaştan beri İngiltere’de yaşadığını ve Kıbrıs’ı her ziyaretinde Mağusa’ya geldiğini söyledi. “Geçiş noktaları açıldıktan sonra sıklıkla Mağusa’ya gittim, Varosha’nın yakınlarına gidip, evimi uzaktan seyrettim, hayallerimi canlandırdım. Hep düşünürdüm yeniden içeride olmak nasıl olur diye, hep uzaktan baktım” şeklinde konuştu.

“Ben fotoğraflardaki yıkımı gördüğümde, inanamadım…”

Basına yansıyan fotoğrafları gördüğünde büyük bir şoka, hayal kırıklığına uğradığını ifade eden Kika, “Varosha’da çok mutlu anılarım var. Ailem, herkesin ailesi gibi, bizleri en iyi şekilde büyütmeye, barış içinde yaşatmaya çalıştı. Ben fotoğraflardaki yıkımı gördüğümde, inanamadım… Yaşadığımız güzel binalarımızı, evimizi görünce şoka uğradım, yaşadığım hayal kırıklığı ve acıyı tarif bile edemiyorum” diye hislerini ifade ediyor.

“Bunu fotoğraflarda, evimden binlerce kilometre uzaklıkta, bunca yıl sonra görmek beni büyük bir buhrana uğrattı”

“İnsanlar evimize ‘hayalet şehir’ diyor… Savaşta binaların hasar gördüğünü biliyorum. Ama bunu fotoğraflarda, evimden binlerce kilometre uzaklıkta, bunca yıl sonra görmek beni büyük bir buhrana uğrattı. Ben en azından bazı şeyler korunmuştur, bazı şeyler tadilat edilerek kurtarılmıştır diye düşünmüştüm” diye konuştu. Yaşadığı duygu karmaşasını ifade eden Kika, babasının Varosha’da Bazaar’da bir dükkanı olduğunu, her hafta sonu oraya giderek ona yardım ettiğini anımsadığını söyledi.

“Kıbrıs’ın bölünmüş halinin kimseyi mutlu etmeyeceğine inanıyorum…”

Kika, kişisel görüşlerini de paylaşarak sözlerine şöyle devam etti: “45 yıl oldu, artık yeter. Varosha yıllar sonra, Kıbrıslı Türk gazetecilere açıldı. Ben şahsen sormadan edemiyorum. Sayın Özersay neden Kıbrıslı Rum gazetecilerin de gitmesine izin vermedi? Lute ile olan görüşmesinde barışı vurgulayacak, ama Varosha’yı sadece Kıbrıslı Türklere açarak ne anlatmak istedi? Bence bunu, otorite olduğunu göstermek ve kazandığını belirtmek amacıyla yaptı. İki taraf da hatalar yaptı, büyük bedeller ödedi. En azından artık önümüze bakalım diyebilirdik. 45 sene sonra, söyleyebileceğim tek şey tekrar geri dönebilmeyi ne kadar dilediğim… Bu yıkımı kabul edemiyorum. Ben siyasetçi değilim, duygularımı ve kendi görüşümü, savaşı görmüş birisi olarak ifade ediyorum. Üzüntü, terk edilmişlik, sinir ve iki tarafın da siyasetine olan güvenini yitirmiş bir Varoshalı olarak anlatıyorum. 45 senemizin böyle geçtiğine yanıyorum… Başkalarının hatalarının bedelini ödemekten bıkmış biri olarak, Kıbrıs’ın bölünmüş halinin kimseyi mutlu etmeyeceğine inanıyorum…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir