‘Prezervatifi cebizide taşımayın’

Çiğdem AYDIN-DİYALOG GAZETESİ
Kuzey Kıbrıs’ta sadece kalp ve kanser hastalıklarında değil, cinsel hastalıklarda ciddi artışların olduğu belirtiliyor; ancak bu konu medyada pek gündeme getirilmiyor.

Geçtiğimiz günlerde gazetelerde prezervatif reklamı yapan yerli bir firmanın “O kadar ince ki sanki yokmuş gibi” sloganını kullanması üzerine, cinsel temasta korunmanın önemini Ürolog Dr. Alper Sözüöz’e sorduk.

Cinsel ilişki konusunda “daldan dala konmamak gerekir” diyen Sözüöz “Ama konacaksanız mutlaka önlemini de alın” sözleriyle önemli bir uyarı yaptı. Evlilik dışı ilişkiye giren herkesin prezervatif kullanmasını tavsiye eden Sözüöz “Ancak sıcak bir ülkede yaşıyoruz. O yüzden herkese tavsiyem prezervatifi ceplerinde taşımamalarıdır” dedi.

Prezervatif kullanmayanların genellikle bel soğukluğu, genital siğil ve uçuklardan dolayı doktora başvurması gerektiğini anlatan Sözüöz, bazı gençlerin hala bu gibi durumlarda doktora görünmekten kaçınmasının yanlış olduğunu söyledi. Sözüöz, prezervatifin önemini anlatırken şunları kaydetti:

Tavsiyemiz tek eşlilik

“Biz normalde çoklu ilişkileri önermeyiz daldan dala konmak gerek. Sağlıklı bir cinsel yaşam için önerimiz tek eşliliktir ama illaki yapacaksa prezervatif de koruyucudur tabi. Örneğin klamedya, bel soğukluğu ve akıntılı hastalıklardan korunabilirsiniz. Ama ne yaparsanız yapın prezervatif ile korunamayacağınız bazı hastalıklar vardır.
Örneğin genital siğiller ve uçuklardan korunamazsınız bu yöntemle. Çünkü penis dışında kalırlar ve ten teması ile bulaşırlar.
Bu ince ve yokmuş gibi olan prezervatifler sadece hissiyat için öne çıkanlardır; inceliği bir milim kadardır ve sıkıntılı değildir. İster bir milim olsun inceliği ister üç milim olsun her zaman patlama ve yırtılma riski vardır.
Prezervatifle korunma sıkça kullanılan bir yöntemdir. Özellikle gençlere tavsiyem bu tür ürünleri kesinlikle cebinizde veya aracınızda taşımayın. Özellikle bizim ülkemiz çok sıcak bir ülkedir ve bozulur. Hava sıcaklığı prezervatifin bozulmasında ciddi bir etkendir. O zaman da işte yırtılma, gevşeme, büzüşme gibi olumsuz şeylerle karşı karşıya kalırız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir