THY, Rumlara para mı ödüyor?

“Akdeniz Uçuş Güvenliği Kurumu” CEO’su Hristos Petru, Türk havayolu şirketlerinin “Lefkoşa FIR Hattı’ndan uçtukları için uçuş koridoru vergisi olarak Güney Kıbrıs’a Eurocontrol üzerinden milyonlarca Euro ödeme yaptığını ve Türkiye’nin, İsrail’den sonra ikinci “en iyi müşterileri” olduğunu söyledi.

Alithia’nın haberine göre, Petru, Rum Haber Ajansı’nın (KİPE) Washington’daki American Enterprise Institute isimli düşünce merkezi analizcilerinden Michael Rubin’in “Doğu Akdeniz’deki Türk faaliyetleri ve 45 yıldır Kıbrıs’ta var olan duruma cevap olarak Türk Havayolları Şirketi’nin AB ülkelerine uçuşlarının yasaklanması” önerisiyle ilgili görüşünü sorması üzerine söylediklerini aktardı.

Rum Yönetimi’nin Türkiye’ye baskı yapmak için elindeki araçlardan birinin Türk havayolu şirketlerinin Avrupa’ya uçuşları olduğunu kaydeden Petru, bu uçuşların önce Eurocontrol’den onay alması gerektiğine işaret etti. Petru, “Lefkoşa FIR Hattı’ndan geçen uçuşları için Eurocontrol üzerinden Rum Yönetimi’ne milyonlarca Euro’luk uçuş koridoru vergisi ödemesinin, Türkiye’nin hava taşımacılığıyla ilgili korku ve kaygısının göstergesi olduğunu” iddia etti.

Eurocontrol’ün Türkiye’ye uçuş koridoru vergilerini gönderdiğini, onun da ödemek zorunda kaldığını, böylece “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni dolaylı da olsa tanıdığını” savunan Petru, “Türkiye, ödediği vergi meblağı açısından, İsrail’den sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ikinci en iyi müşterisidir” dedi.

Eurocontrol Sözleşmesi uyarınca bir havayolu şirketi, üye bir devlete uçuş koridoru vergisi ödememesi durumunda Eurocontrol üyesi herhangi bir ülke tarafından uçağına el konulabilir. Bu nedenle Türkiye’nin vergi ödemek zorunda olduğunu anlatan Petru “Lefkoşa FIR Hattı’nı kullanan” bütün Türk havayolu şirketlerinin Rum Yönetimi’ne toplamda ödediği verginin milyonlarca Euro’yu bulduğunu ekledi.

Petru, Rum Yönetimi’nin hedefinin, Türkiye’yi “Lefkoşa (Rum) Hava Trafik Kontrol Merkezi ile iletişime geçmeye mecbur etmek” ve bunun paralelinde “Türk savaş uçaklarının Rum makamlarıyla herhangi bir eşgüdüme girmeden yaptıkları uçuşlara son verilmesi” olması gerektiğini de öne sürdü.

Bunun zor bir argüman olduğunu ancak uçuş güvenliğinden kaygı duyanlarla ittifaklar kurarak başarılamayacak bir şey olmadığını savundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir