‘Toplanan vergi ancak memur maaşına yetiyor’

Vergi Dairesi’nin 2018’de en çok vergi ödeyen şahıslar listesinin on altıncı sırasında yer alan Mehmet Eziç, ülke ekonomisi ve yönetimine dair ciddi değerlendirmelerde bulundu: “Toplanan vergi ancak memur maaşına yetiyor, ancak bu ülkede hizmet bekleyen vatandaşlar da yaşıyor. Hükümet yetkilileri, radikal kararlar almalı” dedi.

Dila ŞİMŞEK YENİDÜZEN

Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir ve Vergi Dairesi’nin 2018’in en çok vergi ödeyen şahıslarını açıkladığı listede on altıncı sırada yer alan Mehmet Eziç, ülke ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu, vergi ödemenin her yurttaşın görevi olduğunu kaydetti.

Eziç restoranların direktörü Mehmet Eziç, 2018’de 3 Milyon 814 Bin 263 TL gelir beyan ederek, 442 Bin 902 TL vergi ödedi.

Vergi ödemenin, her vatandaşın ‘zorunlu’ olduğu bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Eziç, her işletmecinin bu sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine işaret etti.

Ülke ekonomisi hakkında görüşlerine de değinen Eziç, “Toplanan vergilerin vatandaşa hizmet olarak geri yansımadığını görüyoruz, hükümetler ne yazık ki sadece memur maaşını ödeyebiliyor. Ancak bu ülkede memurların yanı sıra, hizmet bekleyen vatandaşlarımız da var” dedi.

Eziç, siyaseti kimsenin ‘meslek edinmemesi’ gerektiğine vurgu yaparak, siyasetin sadece hizmet vermek amacıyla yapılması gerektiğini, ‘belli bir zamandan sonra’ genç nesle siyasette olanak tanınmasını vurguladı.

“Bana göre, ‘tekrar seçilebilecek miyim?’ endişesi olmayan kişilerin siyasette bulunması gerekir” diye konuşan Eziç, seçim korkusu yaşayan siyasilerin, radikal karar almakta çekindiğini ifade etti.

Mehmet Eziç, 1990 yılında soyismini taşıyan Eziç restoranını kurmuştu. İlk olarak 30 metre karelik bir alanda iş hayatına atıldı.

Eziç bünyesinde şu anda 305 personel çalışıyor.

“Bu toplanan vergilerin vatandaşa hizmet olarak geri yansımadığını görüyoruz. Maalesef toplanan tüm vergiler, memur maaşına gidiyor. Ama bu ülkede memur dışında yaşayan ve hizmet bekleyen insanlar da var. Memurlara gereken ödeme yapılırken, topluma da hizmet verilebilmesi gerekiyor”

“Bu ülkede memur dışında yaşayan ve hizmet bekleyen insanlar da var”

2018’in en çok vergi ödeyen şahısları arasında 16. sırada bulunan Eziç, “Biz üzerimize düşeni yapıyoruz aslında, çok farklı bir şey değil… Vergi ödemek, her yurttaşın görevidir ve olması gerekendir. Tabii ki görevimizi yaparken de her sene mutlaka listenin başlarında yer almak bizim için gurur verici bir şey…” dedi.

‘Vergiden kaçınma’ gibi bir olgunun olduğunu ve devletin bunun önüne geçemediğini ifade eden Eziç, “Üzülerek söylüyorum ki, toplumumuzda vergiden kaçınmak gibi bir durum var… Bunların denetlenmesi, gerekirse sistemin değişmesi, devletin bir an evvel cezai yaptırımları uygulaması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Eziç, devletin de üzerine düşeni yapması gerektiğine vurgu yaparak “Bu toplanan vergilerin vatandaşa hizmet olarak geri yansımadığını görüyoruz. Maalesef toplanan tüm vergiler, memur maaşına gidiyor. Ama bu ülkede memur dışında yaşayan ve hizmet bekleyen insanlar da var. Memurlara gereken ödeme yapılırken, topluma da hizmet verilebilmesi gerekiyor” diye devam etti.

Eizç, alınan verginin nerede kullanıldığını görmek istediğini kaydetti. Her yıl ‘belki bu yıl düzelir’ diye beklendiğini ancak, hükümetlerin henüz bir çare bulamadığını belirtti.

Alınan verginin hizmet olarak topluma yansımamasının, birçok kişide ‘ödemeyelim, nasılsa karşılığını alamıyoruz’ düşüncesi yarattığını söyledi. “Doğru bir davranış olmasa da, birçok kişide ödenen verginin vatandaşa yansımadığını görmesi sebebiyle ödemekten kaçınıyor” diye konuştu.

“Gelen turistin sokağa çıkması, tarihi yerlerimizi görmesi, gezerken bir su, sandviç alması gerekiyor”

Ülke ekonomisini ve ‘kriz’ sürecini değerlendiren Eziç, ülkenin tartışmasız üç büyük lokomatifi olarak turizm, yükseköğretim ve inşaatı gösterdi. Dövizde yaşanan krizle inşaat sektörünün oldukça gerilediğini ekledi. Turizm sektörüne değinen Eziç, “Bana göre turizm yapılması gerektiği gibi yapılmıyor. Tabii ki gazinolu, 5 yıldızlı otellerimiz olacak ancak turizm bundan ibaret olmamalı. Orta ve düşük bütçelere de uygun, dört yıldızlı, üç yıldızlı otellerin olması lazım. Gelen turistin sokağa çıkması, tarihi yerlerimizi görmesi, gezerken bir su, sandviç, şapka veya şemsiye gibi ihtiyacı olan şeyleri alabilmesi gerekiyor. Sadece otel içinde turizm yapılmamalı. Her iki türlüsü de olmalı…” dedi. Eziç, gelen turistin ülke içinde harcama yapması gerektiğini belirtti.

Öğrenci sayısında da geçmiş yıllara kıyasla azalma yaşandığına dikkat çeken Eziç, dövizdeki zamlarla öğrencinin ‘ülkeyi pahalı bulduğuna’ işaret etti.

Ekonomik krizi minimum hasarla atlattıklarını kaydeden Eziç, “Şahsen daha ciddi bir kriz yaşayacağımızı düşünüyordum ama bence iyi atlattık. Beklediğim boyutta olmadığı için memnunum” dedi.

Yerli üretimin kaliteli ve istikrarlı olduğuna inanan Eziç, piyasada bulunan her şeyi %10-15 pahalı da olsa yerli aldıklarını dile getirdi. Hiçbir ürünü kendisinin ithal etmediğine değinen Eziç, “İthal etmemiz gereken ürünleri de toptancılar aracılığıyla getirtiyoruz çünkü her alana destek olmak istiyoruz. Herkes kendi işini yapmalı. Tedarikçiler de kazanabilmeli, onların da çalışanları, vergileri var ve sırf bir ürünü daha ucuza alacağız diye bu gibi yollara gitmiyoruz” diye devam etti.

“30 metrekarede, sadece paket servisle başlamıştık”

Vadilili Eziç, 20 yaşında Lefkoşa’da inşaat elektrikçisi olarak çalışmaya başladığını, sonrasında ise iki sene kontrolörlük yaptı. Yaşanan kriz sonrası Girne’de 30 metrekarelik, sadece paket hizmet veren Eziç’i açtı. Eziç bu zamanları “Kontrolörlük mesleğinin bana katkısı çok oldu çünkü piyasayı araştırmayı öğrendim, kendi içimde de girişimcilik vardı. Girne’de hiç ızgara şiş olmadığını gördüm. Elimdeki para ile ancak bir makine alabildim, tavukları koymak için buzdolabı almaya param yetmediği için yeğenlerim alarak yardım etmişlerdi” diye anlattı.

Hep yenilik yapmaya çalışarak, piyasadaki gelişmeyi takip ederek çalıştığını belirten Eziç, hep kendilerine özgün menüler yaratmaya çalıştıklarını söyledi. “Yanlış yaptığımız da oldu, hemen geri adım attık. İnsanların görüşlerini aldık, ne yaparsak daha iyi olur diye düşündük. Gıda sektörü olduğu için temizlik, hijyen ve hıza dikkat ettik. Elimizden geldiğince çalıştık” dedi.

Eziç Restoranlarda tam zamanlı olarak her şubede bir gıda mühendisi çalışanı olduğunu ifade eden Eziç, tam 8 gıda mühendisi ile çalıştıklarını kaydetti. Eziç, ekonomik krize rağmen çok verimli bir yıl geçirildiğini belirtti. Ailece çalışmanın verdiği keyfe vurgu yapan Eziç, kızları ve damatları ile birlikte şubelerde çalıştıklarını ifade etti.

“Ben şahsen, seçilip seçilmeme endişesi duymayan kişiler tarafından yönetilmek istiyorum”

Eziç, en çok vergi ödeyenler listesinde her yıl bulunmaktan gurur duyduklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Artık hükümetten de bu vergileri doğru kullanmalarını bekliyoruz, hepimizin gördüğü gibi yol sokak kalmadı… Her taraf dökülüyor, okullarda sıkıntı, sağlıkta sıkıntı. Her sektörde ciddi sorunlar yaşanıyor ve artık bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Bana göre, ‘tekrar seçilebilecek miyim?’ endişesi olmayan kişilerin siyasette bulunması gerekir. Ben şahsen, seçilip seçilmeme endişesi duymayan kişiler tarafından yönetilmek istiyorum. Siyasiler hep seçmene oynuyor, radikal değişiklikler için, ‘ya seçmen beni tekrar istemezse’ diye düşünmeyecek, cesaretli kişilerin olması gerekiyor. Siyasiler, politikayı meslek edinmemeliler. Bir süre yapıp, zamanları geldiğinde yerlerini genç, dinamik ve yenilikçi kişilere bırakmalılar”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir