‘Ya federal ya iki devletli çözüm’

Kıbrıs Postası – Rahmican ÇALIŞKAN
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili, Ekonomi ve Enerji eski bakanı Özdil Nami, BM Genel Sekreteri Guterres’in Jane Holl Lute’u işaret ettiği statükoyu değiştirecek ucu kapalı bir kurgunun referans kağıdını hazırlamak için atadığını, ancak bu kurgunun Anastasiadis tarafından çarpıtıldığını ve içerik tartışmasına çekildiğini vurgulayarak, “Umarım New York’taki temaslarda bu durum tespiti yapılır” şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz’de çatışma nitelikli karşı karşıya gelmeleringelecekte gündeme geleceğini aktaran Özdil Nami, “Ümidim, tabloyu gören liderlerin gereğini yapmalarıdır” ifadelerini kullandı.

DOĞU AKDENİZ KONUSU…

Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri değerlendiren Nami, Doğalgaz konusunun uzun zamandır gündemde, müzakereleri etkileyen bir boyuta geldiğini anlatarak, Rum tarafının tek yanlı adımlarını atmaya devam ettiğini hatırlattı. Uzun süredir Türk tarafının Rum tarafına işbirliği çağrısı yaptığını, herkesin hak ve çıkarlarına saygılı bir şekilde hareket edilmesini istediğini belirten Özdil Nami, ancak Rum tarafının uluslararası tanınmışlığının arkasına saklanarak bu konularda adım atma yetkisini sadece kendisinde gördüğünü söyledi ve “Bu da hem bizimle hem de Türkiye ile bir çatışma mecrasına götürmeye başladı” dedi.Türkiye’nin hak iddia etmediği bölgelerde bile Kıbrıslı Türklerin hak ve yetkileri olduğuna dikkat çeken Nami, Rum tarafının öncelikle buna saygı duyması gerektiğini şu anda saygı duymadığını, Kıbrıs sorunu çözülmediği müddetçe gelecekte de duymayacağını söyledi.Karşılıklı saygı çerçevesinde doğalgaz konusunun halledilebilmesi için Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm gerektiğini aktaran Özdil Nami, kapsamlı çözüm bulunduğu ortamda bu ilişkilerin nasıl düzenleneceğinin müzakerelerde bugüne kadar elde edilen yakınlaşmalarda da zaten kâğıda döküldüğünü dile getirdi.

“FEDERAL ÇÖZÜM İLE MÜZAKERE SÜRECİNİN TÜKETİLDİĞİ BİR NOKTAYA GELDİK”

Kapsamlı çözüm bulunursa sıkıntısız bir döneme girileceğini, ama sıkıntınınkapsamlı bir çözüm bulununcaya kadar devam edeceğini öne süren Nami, kapsamlı çözümün nasıl şekilleneceğinin şuan bilinmediğini işaret ederek, “Bir tarafta federal çözüm ile ilgili geride bıraktığımız yarım yüzyıllık bir müzakere süreci var ve artık onun tüketildiği bir noktaya geldik” ifadelerini kullandı.

Nami şöyle konuştu:

“Bir taraftan federal çözüm ile ilgili geride bıraktığımız yarım yüzyıllık bir müzakere süreci var ve artık onun tüketildiği bir noktaya geldik. Rum tarafının bir karar vermesi gerekiyor; federal çözüm istiyorlar mı? İstemiyorlar ise bunun alternatifini nasıl oluşturacağız? Artık geçmiş tecrübe gelecekte kendini tekrar etmeyecek. Müzakereler başlar, bir müddet devam eder, sonra kopar, ama sonra tekrar başlar ve hayat da Kıbrıs’ta 1974’ten beri olduğu gibi devam eder. Böyle bir öğrenilmişlik var. Ama bu ezber, artık geleceğe taşınamaz. Kapsamlı çözüm şart. Bu kapsamlı çözüm eğer federal bir şekilde olacaksa, Rumların bu konuda artık oyun oynamaktan vazgeçmesi gerekir ve bizi tekrar referanduma götürecek bir şekilde, geçmiş kurguların tekrarı değil, bizi sonuca götürecek, ucu kapalı bir kurguyu kabul etmeleri lazım. Sürecin sonunda eğer ‘hayır’ derlerse Kıbrıs Türk tarafının ne olacağını da bizi o yola sokmadan söylemeleri gerekiyor.

Eksik olan unsur zaman unsuru. Rumlarla federal çözümün yanında iki devletli çözümü de 50 yıl daha konuşulabilir. Ama önemli olan bu çabalara bir zaman sınırı getirmek ve o zaman sınırında Rum tarafını federal veya iki devletli arasında bir seçim yapmaya zorlamak. ‘Federal çözüm mü statükonun devamı mı?’ alternatifini sunarsanız, o zaman statükonun devamını tercih edecekler. ‘İki devletli çözüm mü statükonun devamı mı?’ alternatifini koyarsanız, yine statükonun devamını seçecekler. Ancak federal çözüm mü, iki devletli çözüm mü?’ dediğimiz zaman, federal çözüme eğilimleri olacaktır ve statüko da o şekilde bitecektir. Eğer o noktada da federal çözüme hayır derlerlerse, o zaman kurgu gereği iki devletli çözüme geçme imkânımız olur. Federal çözümün yanında başka seçeneklerin de masaya gelmesi düşüncesinde eksiklik görüyorum. Rum tarafı kabul etmez, ama etse bile halâ statükodan kurtulmanın garantisini bize vermeyecektir.

Bizi statükodan kurtaracak bir kurgu gerekiyor. O da ancak şöyle olur; Türk tarafı Rum tarafına net bir şekilde, “Bugüne kadar sağlanan yakınlaşmalara sadakatini teyit et. Açıkta kalan konuları Kıbrıs konferansında BM Genel Sekreteri Guterres çerçevesinde nasıl halledilebileceği özetlemişti, ona halâ saygılı olduğunu teyit et. O zaman kaldığımız yerden devam edelim, ama buna bir zaman sınırı koyalım. O sürenin sonunda halâ daha açık nokta varsa, o zaman bir BM hakemliği veya oluşturulacak başka bir hakemler kurulu devreye girer ve boşluklar tamamlanır ve o sonuçlanan belge, her iki tarafın halkının onayına sunulur. Ancak Annan Planı’ndan farklı olarak bu defa Rum halkına denir ki; “Federal çözüme evet diyor musunuz? Yoksa iki devletli çözüme mi evet diyorsunuz” birinden birini tercih etmeye zorlarsınız.”

“ANASTASİADİS, LUTE’UN GÖREVİNİ ÇARPITTI, UMARIM NEW YORK’TAKİ TEMASLARDA DURUM TESPİTİ YAPILIR”

Guterres, referans belgesi hazırlanması için özel bir temsilci atadığını, Jane Holl Lute’un görevinin; Guterres’in işaret ettiği statükoyu değiştirecek ucu kapalı bir kurgunun referans kağıdını hazırlamak olduğunu işaret eden Özdil Nami, ancak bu kurgunun Anastasiadis tarafından çarpıtıldığını ve içerik tartışmasına çekildiğini, dolayısıyla hatanın tekrarı olduğunu söyledi ve “Umarım New York’taki temaslarda bu durum tespiti yapılır” dedi.

“7’NCİ PARSELDEKİ ANLAŞMA BM GENEL KURULU’NU DÜŞÜNEREK YAPILMAMIŞTIR”

7’nci parseldeki anlaşmanın BM Genel Kurulu’nu düşünerek yapılmadığını, bu tür adımların belli bir takvim süresinde gerçekleştiğine dikkat çeken Nami,“Eğer müzakereler ile ilgili olumlu gelişme ihtimali olsaydı, Rum tarafı böyle bir anlaşma yapıp olumlu atmosferi bozan taraf durumuna düşmek istemeyecekti” ifadelerini kullandı.

“DOĞU AKDENİZ’DE TABLOYU GÖREN LİDERLER GEREĞİNİ YAPMALI”

Doğu Akdeniz’de bazı uzmanlara göre büyük, bazı uzmanlara göre hafif çatışma nitelikli karşı karşıya gelmeleringelecekte gündeme geleceğini aktaran Özdil Nami, “Hafif bile olsa, Kıbrıs için konuşulmaması gereken konular. Dolayısıyla ümidim, tabloyu gören liderlerin gereğini yapmalarıdır. Biz parsel üzerinde değil, tek yanlı hareketlerin kabul edilemez olduğu üzere bir politika belirledik” şeklinde konuştu.

“KOBİGEM’İN EN AZINDAN ASGARİ SEVİYEDE YÜZMESİNİ SAĞLAYACAK BİR KAYNAK AYRILMALI”

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın 300 günlük hedefleri hakkında konuşan Özdil Nami, KOBİGEM projesinin başarılı bir program olduğunu onun durmasına izin vermeden, en azından asgari seviyede yüzmesini sağlayacak bir kaynağın ayrılması gerektiğinin altını çizdi.

LEFKOŞA FUAR ALANI KONUSU…

Nami, Lefkoşa fuar alanı konusunda çeşitli fikirler olduğunu, fuar alanını katma değeri daha yüksek bir alana dönüştürülmesi için fikirlerin uzun zamandır var olduğunu kaydetti.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ İÇİN DE ENTERKONNEKTE SİSTEME İHTİYAÇ VAR”

Enterkonnekte konusunun Türkiye’nin ortaya koyacağı net iradeye bağlı olduğunu belirten Özdil Nami,enterkonnekte kablo için kendisinin de büyük çaba gösterdiğini, inandığı bir proje olduğunu anlattı.Enterkonnekte kabloprojesinin enerji maliyetlerini düşüreceğini ve yenilenebilir enerji kaynaklarından da faydalanma sağlayacak bir proje olduğunu, ama bunun profesyoneller tarafından denetlenmesi gerektiğini söyleyen Nami, “Yenilenebilir enerji için de enterkonnekte sisteme ihtiyaç var. Çünkü yenilenebilir enerjinin gelgitleri var, o gelgitler olduğu zaman ek besleme gerekir, bu yüzden ihtiyaç var” dedi.

“MEVCUT ŞARTLARDA SİYASET KIBTEK’İN İÇİNDEN ÇIKARILAMAZ, AMA MEVCUT DURUM DA DEVAM ETTİRİLEMEZ”

KIB-TEK konusuna değinen Nami, mevcut şartlarda siyaset kurumunun KIB-TEK’in içerisinden çıkarılamayacağını,ancak mevcut durumun da devam ettirilemez olduğunu vurgulayan Özdil Nami,“Üretimde KIB-TEK de dahil birden fazla rekabet ettiği bir ortam sağlamamız lazım. Dağıtım şebekesinin KIB-TEK’te kalması gerekir” ifadelerini kullandı.

“TEK HAREKET ALANIMIZ VERGİ”

Ülke ekonomisi hakkında konuşan Nami, para birimimiz olmadığı için vergi politikalarının son derece önem taşıdığını, tek hareket alanının vergi olduğunu hatırlattı.

“ADİL VERGİ DÜZENİ, KAYIT DIŞILIĞIN ENGELLENMESİ VE BUNUN İÇİN DE TEKNOLOJİYE PARA YATIRILMASI GEREK”

Vergi politikalarına bakıldığında ilk önce adil bir vergi düzeninin mutlaka tesis edilmesi gerektiğinden söz eden Özdil Nami, “Kayıt dışılığın engellenmesi gerekiyor. Bunlar için teknolojiye para yatırmamız ve kaçakları engellememiz gerekiyor” diye konuştu.

“YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİNİ HAYATA GEÇİREMEDEN HÜKÜMET BOZULDU”

Teşvik sistemlerinin aciliyetle masaya yatırılması ve gelecek kurgumuzla tutarlı olarak yeni bir şekilde tasarlanması gerektiğinin altını çizen Nami, “Yatırım Teşvik Sistemi konusu Başbakanlığın 300 günlük hedeflerinde var, bizim de vardı, geçmişte de bunlar söylendi, ama ciddi bir şekilde hiç kimse buna yönelmedi. Biz bu konuda toplayabildiğimiz bilgiler ışığında somut bazı önerileri hazırladık, önerilerle ilgili hükümetin düşmesinden önce 2 defa 10’ar saatlik toplantılar yaptık, ancak hayata geçirilmeden hükümet bozuldu” dedi.

“ANAYASA ÇAĞ DIŞI KALDI, MUTLAKA DEĞİŞMELİ”

Anayasa’nın mutlaka değişmesi gerektiğini, çağdışı kaldığını vurgulayan Özdil Nami, “Geçmişte bununla ilgili çalışma yapıldı, ancak halk reddetti. Bence halk, UBP’nin o dönemdeki samimiyetsizliğinden reddetti. UBP Meclis’te Anayasa değişikliğine ‘evet’ dedi, ancak köylerde, sokaklarda halkı yanıltıcı propaganda içerisine girdiler” ifadelerini kullandı.

“MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIKLARININ KÜRSÜ İLE SINIRLANDIRILMASI GEREK”

Öte yandan milletvekilleri dokunulmazlığına da değinen Nami, “Milletvekili dokunulmazlıklarının kürsü ile sınırlandırılması gerektiğine inanıyorum, onun dışında kalan herkes gibi milletvekillerine de yargı yolunun açılması lazım” diyerek sözlerini noktaladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir