Ziya Öztürkler: ‘Sürdürülebilir meslek seçimi yapın’

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler, yükseköğrenim tercihlerinin 23-29 Temmuz tarihleri arasında yapıldığını hatırlatarak, tercih yapacak olan öğrenci adaylarının 29 Temmuz tarihinde, gece yarısından önce tercihlerini tamamlamaları gerektiğini belirterek gençlere tavsiyelerde bulundu

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler, öğrenci adaylarının 24 tercih hakkı olduğunu ve bu tercihlerin arasında Kuzey Kıbrıs’a verilen kontenjanların da yer aldığına dikkat çekerek, hem kendi tercihlerinin hem de Kuzey Kıbrıs’taki kontenjan sayısının dikkate alınması gerektiğine işaret etti

-Geleceğin mesleklerinin bugün kaydedilen bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ürünleri olacağına vurgu yapan Öztürkler, gençlerin bugünkü teknolojik ve bilimsel faaliyetlerin içerisinde yer almalarının önemini dile getirdi. Öztürkler, “Öğrenci adaylarının günümüzde moda olmuş bölümlere takılı kalmadan, sürdürülebilir meslek seçimleri yapmaları ve kendi geleceklerini idame etmeleri gerekmektedir” dedi

Senagül TAŞAR
Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler, yükseköğrenim tercihlerinin 23-29 Temmuz tarihleri arasında yapıldığını hatırlatarak, üniversite sınavına giren gençlerin, Türkiye Cumhuriyeti’nde yerleşmek istedikleri üniversiteleri ve yapmak istedikleri meslekleri tercih edecekleri kritik bir haftanın içerisine girildiğini ifade etti.

Öztürkler, tercih yapacak olan öğrenci adaylarının 29 Temmuz tarihinde, gece yarısından önce tercihlerini tamamlamaları gerektiğini belirterek, herhangi bir aksi durum yaşanmaması için en geç 28 Temmuz tarihinde tercih yapmalarını tavsiye etti.

“Tercihlerinizi dikkatli kullanın”

Öğrenci adaylarının 24 tercih hakkı olduğunu anlatan Öztürkler, tercihlerin arasında Kuzey Kıbrıs’a verilen kontenjanların da yer aldığına dikkat çekti.

Bu nedenle de, öğrenci adaylarının tercih haklarından yararlanacağı zaman, hem kendi tercihlerinin hem de Kuzey Kıbrıs’taki kontenjan sayısının dikkate alınması gerektiğine işaret eden Öztürkler, bu konuda bazı hassas noktaların olduğunu dile getirdi. Öztürkler, Türkiye’deki ve Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelerde aynı anlayış doğrultusunda kaliteyi artırmak üzerine yapılan bazı adımların atıldığını belirterek, “Sınava iki milyon insan giriyor. Hukuk Bölümü’nde okumak isteyen bir kişi, bu iki milyon ile yarışacarak 190.000 barajının içinde, Mühendislik istiyorsa 300.000, Mimarlıkta 250.000, Tıp bölümünde 50.000, Öğretmenlik Bölümünde ise 300.000 barajında olması lazım.

Bu barajda değilse, ilgili öğrenciler bu bölümlere tercihte bulunamaz. Bunun altını çizmek gerekiyor.” dedi.

“Moda değil, sürdürülebilir meslek seçimine yönelin”

Öztürkler, Sanayi Devrimi’nin gerçekleştiği ve günümüzde dijital çağın üst noktaya geldiğini anlatarak, öğrenci adaylarının günümüzde moda olmuş bölümlere takılı kalmadan, sürdürülebilir meslek seçimleri yapmaları ve kendi geleceklerini idame etmeleri gerektiğini belirtti. Geleceğin mesleklerinin bugün kaydedilen bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ürünleri olacağına dikkat çeken Öztürkler, gençlerin bugünkü teknolojik ve bilimsel faaliyetlerin içerisinde yer almalarının önemine vurgu yaptı. Meslek seçimi yapılırken, öğrencinin rehber öğretmeninden, bakanlıktan ve ailesinden birtakım bilgiler veya beklentiler içerisinde olacağını anlatan Öztürkler, öğrencinin kendisini en fazla mutlu edebileceği ve gerçekte hangi işi yapmak istiyorsa o mesleğe yönelmesi gerektiğini ifade etti.

Ülkemizde ciddi anlamda teknik eleman açığı olduğunu vurgulayan Öztürkler, öğrenci adaylarının sadece üniversite ve lisans programı okumak şeklinde hareket etmemesi gerektiğini, teknik ve önlisans bölümlerinin ara eleman açığı olarak bilinen noktalara da yönlendirilmesinin altını çizdi.

Bu noktada meslek çıkışlı olup da ön lisans okumak isteyen kişilere, aile gelir araştırmasına bağlı tutmaksızın burs olanağı sağlandığını belirten Öztürkler, “Buradaki amacımız, devletin bu teknik alanlardaki açığını kapatmaktır. Onun için önlisans ve teknik bölümlerinin bu tarz avantajları da vardır.

Bunlara da hem velilerimizin hem de çocuklarımızın dikkat etmesi gerektiğini vurguluyorum.” şeklinde konuştu.

Öğrencilere farklı bir bakış açısı yaratmak, bu dalları gözden geçirmek için gelecekte öneminin artacağı meslek dalları hakkında araştırma yaptıklarını dile getiren Öztürkler, yaşlı bakımı, genetik bilimi, sağlık alanındaki teknolojilere ayak uydurmak için gerekli malzemeyi sağlayan miyomedikal mühendisliği, nanoteknoloji, sosyal ağ uzmanlığı, yazılım mühendisliği, güneş ve rüzgar enerjisi tekniyeni, bilgi güvenliği teknolojisi, yapay zeka mühendisliği, dijital medya ve pazarlama, üç boyutlu modelleme ve animasyon, dijital oyun tasarımı, Kuzey Kıbrıs’ın en büyük sorunlarından biri olan ulaştırma ve trafik, tarımsal yapılar ve sulama, sürdürülebilir bir çevre ve turizm, proje yönetimi, iş güvenliği ve sağlığı gibi mesleklerin öneminin arttığını kaydetti.

“Denklik ve yatay geçişle ilgili belirsizlikler için anlaşma imzanlandı”

KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile TC Milli Eğitim Bakanlığı arasında yapılan toplantıda Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun, denklik ve yatay geçişlerle ilgili açıklamalarda bulunduğunu dile getiren Öztürk, Kuzey Kıbrıs’ın denklik ve yatay geçişle ilgili sıkıntılardan çok, bazı belirsizliklerin mevcut olduğunu belirtti.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelerin yapmış oldukları uluslararası anlaşmalarda, Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK)’nun tanıdığı bölümlerden, TC vatandaşlarının önlisans ve lisans programlarında denkliğe bağlı olmasının kayıt altına alındığını vurgulayan Öztürkler, bu konudaki belirsizliklerle ilgili olarak, bakanın ve dairenin katkılarıyla geçen hafta YÖK başkanı ile anlaşma imzaladıklarını bildirdi.

Öztürkler, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kılavuzunda olup da yurtiçi veya Türkiye’deki kurallara göre yatay geçiş yapan öğrencilerin e-devlete bilgilendirme ve mezuniyetlerinin aktarılmasıyla ilgili belirsizliklerin de anlaşmanın içinde yer aldığını belirterek bu durumun ortadan kalktığını açıkladı.

Bu nedenden dolayı yükseköğretim kılavuzuyla ülkemizde okumaya gelen TC vatandaşlarının içlerinin rahat olmasını ifade eden Öztürkler, “Anlaşma henüz imzalandı. Yasal süreçler tamamlandıktan sonra, e-devlete erişim, mezuniyetler ve denklikler ile ilgili sıkıntıların ortadan kalktığı ve böyle bir belirsizliğin sorun olmadığı herkes tarafından görülecektir.” dedi.

“Yüksek öğrenim kayıt sistemiyle denetlemeler yapılıyor”

Geçen yıla kadar ülkemizde yükseköğrenim kayıt sisteminin kurulmadığını anımsatan Öztürkler, şu anda aktif ve pasif öğrencinin görüldüğünü, kontrol dışı olarak aktarılan, kayıt dışı olmayan öğrenci sıkıntısıyla ilgili sürecin içerisinde disipline edilip, kontrol altına alınacağına dikkat çekti.

Öztürkler, önceden öğrencilerin adaya öğrenci belgesiyle giriş çıkış yapabildiklerini dile getirerek, KKTC öğrenci izni genelgesiyle öğrencilerin ikametlerini, sağlık raporlarını devamsızlıklarını ve giriş çıkışlarının bilindiğini, devlet tarafından artık bir düzene koyulduğu için de yükseköğrenim imajını olumsuz etkileyen olaylardan yavaş yavaş kurtulduklarını ifade etti.

Yabancı uyruklu öğrenciler ve kaliteyi yukarı çekmek için üçüncü ülkeden gelen öğrenciler için hazırlanan tüzüğün hayata geçirildiğini vurgulayan Öztürkler, tüzük içerisinde uluslararası öğrencilerle ilgili bazı akademik şartların olduğunu ve bunu yerine getirebilen öğrencilerin adada eğitim görebileceğini açıkladı. Bu düzenlemeler içerisinde, ülkenin iç huzurunu bozan birtakım olayların da önüne geçileceğini anlatan Öztürkler, tüm bunların oluşabilmesi için kurumsal yapı sisteminin ve denetimin artarak, devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir